Gezi parkı eylemleri: Kazananlar ve Kaybedenler

Taksim Gezi Parkı Eylemleri..
İki tarafın da kesinlikle kazandığı Eylemler...
Suların artık durulduğu 17. güne kadar bekledim yazmak için. Şu ana kadar gördüklerim ve hissettiklerimi yazayım dedim.

Bu eylemler sonucunda gördüm ki aslında kimse hata yapmadı. Gayet başarılı bir şekilde herkes kendince görevini yerine getirdi. Talihsiz 2 ölüm ise asla telafi edilemez, bu hatayı kimin hanesine yazacağımız ise bakış açısına göre büyük bir tartışma konusudur.

Eylemciler kazandılar.
Gerek marjinaller gerekse apolitik olduğunu iddia edenler ya da çevreciler ve direnişçiler, hepsi kazandılar.

Marjinaller ilk defa bu kadar uzun süre sokakları yangın yerine çevirip, İstanbulun göbeğini işgal edip, uzun bir süre ellerinde tutabildikleri için kazandılar. Kimse onlardan orada yeni bir cumhuriyet kurmalarını beklemiyordu zaten. (ama içlerinde bu iddiada olanlar da yok değildi).

Apolitikler, çevreciler, taraftarlar kazandılar. Zira onlar zaten kimilerine göre manupile kimilerine göre teşvik kimilerine göre ise organize olarak meydana indiklerinde hep bir ağızdan slogan atabildikleri için kazandılar. Kendileri artık asla yok sayılamayacaklar, varlıklarını ve güçlerini ispatladılar.

Direnişçiler kesin bir zaferle kazandılar. Devletin valisi bile marjinallere müdahale ederken onlara gösterdikleri  saygı ve iltimas bu zaferin ispatıdır. Gezi parkı eylemlerinin özünü oluşturan bu grup Türkiye demokrasisinin nasıl ileri bir seviyeye geldiğinin ispatı oldu. İşgal ettikleri parkta meşru sayılmaları zafer değildir de nedir? Bundan sonra istekleri olur ya da olmaz, devam ederler ya da etmezler, halkı nasıl galeyana getirebildikleri, bazı gönüllere nasıl girebildikleri aşikar oldu, güçleri artık umursanmaz değil. İktidar artık adım atarken bu olanları düşünmek zorundaysa bundan direnişçilerin iktidara çeki düzen verdikleri sonucu da çıkar.

Bütün bu gruplar, farklı fraksiyonlar 17 gün bir arada hata yapmadan kalabildiler. Herkes görevini yaptı, provakatörler bile. Atılması gereken sloganlar hatta iftiralar atıldı, kurulması gereken barikatlar, tuzaklar ve komplolar kuruldu. Eksiksiz bir demokrasi şovu kimi zaman kanlı dumanlı bir savaş kimi zaman halaylı marşlı bir karnaval havasındaydı. Polisin kimi zaman sert, joblu gazlı kimi zaman yumuşak sloganlı tazahüratlı müdahalesi akıllarda ama ergenlerin muhteşem komik ve zeka dolu fotoğraf kareleri, poster olacak nitelikte manzaralar bu demokrasi şovunun gerçek unutulmazları.. Polis görevini yaptı. Sabırla, azimle, yılmadan çok da fazla raydan çıkmadan hatta bazılarına göre agresif bazılarına göre oldukça pasif bir şekilde görevini yaptı.

İktidar bir diğer kazanan, kuşku yok. Bu kargaşadan oyunu arttırarak çıktığı söyleniyor. Toplumun yüzde ellilik kesiminin oyunu almış, diğer yüzde ellide gözü olmayan bir iktidar var, kendi tabanını korusa sonsuza kadar iktidar kalır, karşısında birleşenler bile onlar kadar etmiyorlar. Başbakan bunu görüyor ve yumuşak dil, üslup kullanmıyor, geri adım atmıyor, taviz vermiyor. Zira ihtiyacı yok, ülke istikrarını düşününce görüyoruz ki ülkenin de daha yumuşak üsluba ihtiyacı yok, çünkü regulatörler görevlerini yapıyor ve başbakan yardımcısı, vali hatta cumhurbaşkanı gerektiğinde tansiyonu düşürebiliyor. Onun dışında başbakanın bir ufak tavizi ve hatta tebessümü protesto dalgalarının şiddetlenmesine, yayılmasına ve halkın diğer kesiminin artık müdahil olmasına yol açabilir. Başbakan bu sertliği ile kendi tabanına mesaj yolluyor ve ben gerekeni yapıyorum siz bir durun diyor adeta. Dünya halkları açlık ve esaretten ayaklanırken Türkler nezaket ve saygısızlıktan ayaklanıyor, işte durumun geldiği müthiş güzel nokta bu.

Hata gibi gözüken olaylar aslında hata değil, bilinçli olmayanları bile.. Bu demokrasi kalkışması ülkeye her açıdan yaradı. Gençler protest bir hava tattılar, iktidar rehavetten uzaklaştı, dış güçler avuçlarını yaladılar, artık ümitlerini de kesmişlerdir. Silivriye hiç değinmiyorum.

17 günlük demokrasi şenlikleri kutlu olsun, verilen zarar ziyan önemli değil, zengin ve güçlü devletimiz onarır.. olimpiyatları alsak yine bu kadar masrafımız olacak elimizde tesisler kalacaktı, şimdi ise elimizde eşsiz tecrübe ve unutulmaz anlar var.. ileri demokrasinin gerçek işareti olan bu olanlar insanları politika ile ilgilenmeyen "idiotlar" olmaktan kurtardı. Bazıları fazla ileri gidip Başbakanın sonunun Menderes olacağını zannettiler ama o kadar defo her toplumda olur.

Türk milleti herkesin gerçek yüzünü gerçek tavrını gördü, zira herkes gösterme fırsatı buldu. Ne mutlu...
Ülkem sinirlenince güzel, huzurluyken güzel, her haliyle başka güzel..

SFO

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !