CHP Yargı Reformuna Neden Karşı?

Şimdi bu hoş bir manzara mı?

 
Hükümet evrensel hukuk normları  diyerek yargı reformuna kalkışıyor, Avrupa birliği Kopenhag kriterleri ve Venedik komisyonu ile tam destek veriyor. Türkiye’deki STK’ların neredeyse tamamı reformu destekliyor. Yüksek yargı ise reforma karşı çıkarken bir de hükümeti tehdit ediyor, CHP ise tam anlamıyla yargıda herhangi bir reformun karşısında. MHP’nin duruşu net değil, ne partililer işin ciddiyetinin farkındalar ne de seçmenleri MHP’nin görüşünün farkında. İktidar partisi oligarşiye, statükoya ve CHP’ye karşı savaşıyor. İşin özeti bu. 

 
Peki CHP reformun neden karşısında?

 
Mehmet Moğultay tarafından gerçekleştirilen büyük kadrolaşma hareketi sonucu bugün Türk yargısı kısmen CHP’nin arka bahçesi durumunda. Hukuk ve adaletten çok CHP’nin çıkar ve menfaatleri gözetiliyor çoğunlukla. CHP’nin avukatı olduğu Ergenekon davasından tutun da Balyoz harekatı ve kafes eylem planına kadar her yerde öncelikle CHP politikalarının kontrpiyede kalmaması için uğraş veriliyor sanki. 
 
Dursun Çiçek tutuklanıyor nöbetçi hakim gelip serbest bıraktırıyor; tekrar yapılan soruşturmadan sonra tekrar tutuklanıyor ama yine aynı hakim nöbetçi olarak gelip serbest bıraktırıyor, bu hakim kafes eylem planına şerh koyan tek hakim; ve bugün balyoz planından içeri alınanlar için tekrar aynı hakim göreve çağrılıyor. Tutuklanan başsavcının davası mahkemece kabul ediliyor 4 kez tutukluluğa itiraz ediliyor ve reddediliyor ama iddianameyi hazırlayan savcılar görevden alınıyorlar. Aynı senaryo Şemdinli’de de oynanmıştı.. Ülkede ayrı bir “Or” hukukundan sözediliyor oluşu bile büyük bir utanç kaynağı. 
 
Haberal olayı bile ne kadar düşündürücü.. Fazla nazik kamu görevlileri bir türlü ifadeye gelmeyen doktor için kolaylık üstüne kolaylık yapıyorlar, hatta teknolojinin son noktasına ulaşıyor Türk hukuku; ama sağlık sorunları sebebi ile doktorun ifadesi alınamıyor hatta ifade veremez raporu çıkıyor bir de. Yani bu adamı Türk mahkemelerinin huzuruna hiçbir şekilde çıkarmaya gücünüz yetmez deniliyor. Rapor aldıktan sonra caddede kahve içerken yakalanan orgeneral gibi.. 
 
Daha sayarım. Koskoca HSYK’da yapılanları da biliyorsunuzdur az çok. Ali Suat Ertosun’un korsan kararnamelerini duymuşsunuzdur en azından. Ergenekon savcılarını görevden almaya çalışıyor üstelik Ergenekon sanıkları ile ilişkide olduğu ortaya çıktığı halde. Hadi Ergenekon savcıları seni çok rahatsız etti, PKK’nın KCK yapılanmasını çökerten savcılardan ne istiyorsun. Ha Ergenekon ha PKK gibi bir sonuç çıkıyor ortaya da ondan galiba..   

 
Anayasa mahkemesi başkan vekili Paksüt’ün durumu içler acısı, karısı dinleniyor ve kendi konuşmaları karsının telefonundan kaydediliyor. İlişkiler girift. Yargının yarısı kendi içinde mahkemelik zaten. Danıştay başkanı, Yargıtay başkanı CHP genel başkan yardımcısı gibiler, Baykal’ın ağzına bakıyorlar. Zaten senin Danıştay dediğin de hepi topu 6 kişi onlar da ya karı koca ya okul arkadaşı.. 
Şimdi bir daha düşünelim bu yargıda neden reform olsun? CHP bu reformu neden istesin, CHP bu yargının kılına dokundurur mu?

 
CHP gibi Terör örgütü hamiliği yapan bir parti hakkında,

 
Hatta CHP gibi gizli tanığa rüşvet verirken suçüstü yakalanan bir parti hakkında,

 
Elleri CHP gibi yargının içinde her Salı günü Silivri’de şov yapan bir parti hakkında

 
Hala yargıya müdaheleden dava açılmıyorsa,

 
AK PARTİ’Yİ KAPATMAYA ÇALIŞAN KOSKOCA BAŞSAVCI, aynı zamanda terör örgütünün iki numaralı sanığı olmaktan tutuklanan başsavcı Cihaner’e “dikkat et dinleniyorsun” diye (telefonu dinlendiği için) faksla ihbarda bulunabiliyorsa ve bu faks dava dosyasının delilleri arasındaysa, bu CHP neden reforma karşı çıkmasın..

 
Bahçe gidiyor bahçe..

 
Bahçeyi bırak, ülke gidiyor elden..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !